Instagram All you need is a cup of coffee
All you need is a cup of coffee
Şu hakikati kendi hayatım bana öğretti İnsanoğlu insanoğlunun cehennemidir. Bizi öldürecek belki yüzlerce hastalık, yüzlerce vaziyet vardır. Fakat başkasının yerini hiçbiri alamaz.
Ahmet Hamdi Tanpınar - Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Sonunda küstah baharlar güze dönüştü.
Sanki dünyadaki tüm kuşlar evimin önündeki  bu ağaçta yaşıyor. 

Uykusuz olduğum için mi bu kadar rahatsız oluyorum, yoksa artık kuş sesine dahi tahammül edemeyecek kadar meşgul mü zihnim? 

İnsan kuş sesinden rahatsız olmamalı oysa ki. Hiçbir şekilde bundan şikayet etmemeli.

Sanki dünyadaki tüm kuşlar evimin önündeki bu ağaçta yaşıyor.

Uykusuz olduğum için mi bu kadar rahatsız oluyorum, yoksa artık kuş sesine dahi tahammül edemeyecek kadar meşgul mü zihnim?

İnsan kuş sesinden rahatsız olmamalı oysa ki. Hiçbir şekilde bundan şikayet etmemeli.

Sanki bir denizaltı kovuğunda yürüyormuşum gibi bir türlü kavrayamadığım fikirler, bilgi kırıntıları ayaklarıma dolaşıyor, her kımıldandıkça köksüz asabiyetler, süreksiz ümitler, yersiz inançlar çürümüş yosunlar gibi kollarıma ve vücuduma sarılıyor, beni daha derinlere doğru çekiyor, gözlerimi her açtıkça ucunu bucağını görmediğim heyulâ davalar yarı karanlıkta üzerime saldırıyorlardı. Sonra hepsi birden bir mürekkep balığı gibi kendi savurdukları dumanın içinde kayboluyorlardı.
Ahmet Hamdi Tanpınar - Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Korku… Korku ve insan, korku ve insan talihi, insanın insana hücumu, o hiç yere düşmanlık. Fakat neyi aldatabilirdim, kime anlatabilirdim? İnsan neyi anlatabilir? İnsan insana, insanlara hangi derdini anlatabilir? Yıldızlar birbiriyle konuşabilir, insan insanla konuşamaz.
Ahmet Hamdi Tanpınar - Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Artık mücadele edemiyorum hiçbir şeyle. Eskinin tam aksine sanırım artık kaderci bir insan oldum. Hiçbir şey için çaba sarf etmiyorum. Zaman ne gösterirse onu yaşıyorum. Sanki hayatımı ben yaşamıyorum da, benim için yazılmış bir senaryoyu oynuyor gibiyim.  Geçenlerde  alarm çalmadan uyanmamla başladı her şey. Alarm çalmadan uyandım ve demek ki okula gitmem gerekiyor dedim. Derslere girdim, eve geldim. Bir sonraki gün uyanamadım ve demek ki gitmemem gerekiyor dedim.

İsteyerek verdiğim tek karar kahve ve sigara içmek. Sürekli kahvemi tazeleyip yeni bir sigara yakıyorum. Bunlarla bağdaştıracak bir işaret henüz bulamadım. Ama ağzım kurumazsa su içmiyorum, karnım guruldamazsa yemek yemiyorum. Dersi ya da çeviriyi gözlerim ağrımazsa bırakmıyorum. Sırtım ağrıyınca yatıyorum, ağrımadığı zamanlarda oturuyorum. Tuvalete gitmek için işaretler zaten belli. Kimseyi aramıyorum, arayanlarla konuşuyorum, çağıranların yanına gidiyorum. Git gide silik bir karakter mi oluyorum yoksa hayatı akışına mı bırakmış oluyorum, ne oluyorum ya da ne yapıyorum bilmiyorum ama, bu geçen sürede çok fazla düşünmediğim için zihnimin rahatladığını hissediyorum.

"Buralar gitsin, sen gitme."

Ne zaman yağmur yağsa bir şekilde Feridun Düzağaç dinliyorum. Ya shuffle’a çıkıyor, ya Youtube sidebar’da öneri geliyor. Nasıl oluyor bilmiyorum ama çok güzel oluyor. 

Yakında hükümetin bazı şarkı ve şarkıcıları “Alkole meylettiriyor” gerekçesiyle yasaklayacağından korkuyorum.

Rakı içme hakkımızın elimizden alınacağından korkuyorum. 

En çok da Zeki Müren’in yasaklanacağından korkuyorum. Sezen’e de selamlar olsun.

Köşedeki çiçekçi beni sordu mu?
Biraz yürüyüp beni düşledin mi?

Sezen Aksu önümden geçti, gitti, konser verdi ve ben gidemedim. Acımı anlayamazsınız.

"Geceler mi uzadı, bu karanlık ne?"
It’s been like a month since the last time I was there. The greatest place for me on earth. I was looking for a photo and all of a sudden, I ran into this photo on the gallery. I don’t remember the exact time that I took this shot but it must have been last autumn. This place is not just a summer place or something. Not that easy. I’ve spent my childhood there. Everything, every boat is a different memory for me from my childhood. Whenever I seek just a little bit of peace and I’m like miles away from there, I close my eyes and picture myself, top on the cliff and looking at this view. It always, always makes me feel better. And sometimes, I really feel the wind on my face. This place is just heaven. #Adana #Golovasi #sea #boat

It’s been like a month since the last time I was there. The greatest place for me on earth. I was looking for a photo and all of a sudden, I ran into this photo on the gallery. I don’t remember the exact time that I took this shot but it must have been last autumn. This place is not just a summer place or something. Not that easy. I’ve spent my childhood there. Everything, every boat is a different memory for me from my childhood. Whenever I seek just a little bit of peace and I’m like miles away from there, I close my eyes and picture myself, top on the cliff and looking at this view. It always, always makes me feel better. And sometimes, I really feel the wind on my face. This place is just heaven. #Adana #Golovasi #sea #boat

Biz hiçbir şeyken her şeydik.

Yok olup gidiyor saatler. Geri dönüşü imkansız şeyler yaşıyoruz ama bir insan birden nasıl ortadan kaybolabilir? Biz sessizlikten ibarettik evet. Sükuttu bizim ilişkimiz. Konuşmasak da, aynı masada oturmasak da, bir yerlerde ne olursa olsun yanımda olan biri olduğunu bilmek yetiyordu çoğu zaman. Ama şimdi tamamen yalnız hissediyorum kendimi. Gözlerimi kapattığımda yıllarca beraber gittiğimiz okulun yolunda hayal edemiyorum kendimi. Yıllarca beraber oturduğumuz o bankı sökmüşler okuldan. Okulu daha yıkmışlar, yenisini yapmışlar. İsmini değiştirmişler. Evet, bizim okulumuzun ismini değiştirmişler. Geçen gün Gündüz Apartmanı’nın önünden geçtim, sadece birkaç saniye, birkaç saniye baktım ve devam ettim yoluma. Artık orada oturmadığını bilsem de, eskiden gülümserdim o eve. Ama artık o kadar uzak ve yabancı ki. Terkedilmiş bir bina gibi hissediyorum kötü kokular yayan. Bin kilometre de olsa aramızda, ben seni her zaman yanımda hissederdim. Beni en çok tanıyan insan sendin. Çocukluğumu bilen insan sendin. Hani bir yıldızım vardı benim, hani en parlak olmayan, balkona çıkıp da okul yoluna bakarken kafamı kaldırdığımda görüyordum, işte o yıldız artık hiçbir şey ifade etmiyor bana. İçimde bir çocuk vardı hani her yeri mavi olan bir çocuk. O çocuğu sevmeyi, o çocuğu dinlemeyi sen öğretmiştin ya bana. Şimdi o çocuk zor durumda. Ama senin yapabileceğin hiçbir şey yok. Bir insanın hiçbir şey söylemeden böyle ortadan kaybolmasını sindiremiyorum sadece. Komik ama belki de hayatta bile değilsindir ve benim bunu öğrenme imkanım yok. Ama alıştım buna. Gündüz Apartmanın önünden ikinci kez geçtiğimde hiç bakmadığımdan beri alıştım buna. Belki okursun bunu. Belki de hiç okumayacaksın. Geri dönüşü olmayan şeyler vardır ya hani, sen gittin ve biz bittik. Bundan sonra hiçbir şeyken her şey olamayacağız. Biz olsa olsak, birkaç şeyken hiçbir şey oluruz artık. 

48 plays

Fincana kahve koydum gel..

İzmir çok aklımda bu aralar. Flashback @  14.05.2014 #izmir #turkey #sunset #sea #sky

İzmir çok aklımda bu aralar. Flashback @ 14.05.2014 #izmir #turkey #sunset #sea #sky