Instagram All you need is a cup of coffee
All you need is a cup of coffee
İlk kez Yekta Kopan okudum. Biraz önce bitti. Fena değildi. Ama sadece iki hikayeyi çok beğendim. İlk bölümdeki “Şarkılar Seni Söyler” ve “Aşkın Ne Olduğunu Bilmiyorsun”. Bu ikisi dışında gayet güzel ama çok da afilli değildi hikâyeler. Kitaba ismini veren ” İki Şiirin Arasında” hikayesi insanin içini fena burkuyor tabi. Bu mevsimde fazla kafa yormadan bir çırpıda bitebilecek aksam ustu kitabi yani. Okuyun gencler.

İlk kez Yekta Kopan okudum. Biraz önce bitti. Fena değildi. Ama sadece iki hikayeyi çok beğendim. İlk bölümdeki “Şarkılar Seni Söyler” ve “Aşkın Ne Olduğunu Bilmiyorsun”. Bu ikisi dışında gayet güzel ama çok da afilli değildi hikâyeler. Kitaba ismini veren ” İki Şiirin Arasında” hikayesi insanin içini fena burkuyor tabi. Bu mevsimde fazla kafa yormadan bir çırpıda bitebilecek aksam ustu kitabi yani. Okuyun gencler.

Allah vergisi tek bir yeteneğim var, yabancı dillere olan yatkınlığım. Bildiğim her dilde kitap okurum. Bildiğim her dilde müzik dinlerim. Bildiğim her dilde mutsuzum.
Yekta Kopan - İki Şiirin Arasında

Ağustostaki yıldız yağmuru gecesinden beri başımızı göğe çevirmemişiz. “Ben sevmiyorum yıldızlara bakmayı,” diyor Savaş. “İnsana ne kadar küçük olduklarını hatırlatmaktan başka işe yaramıyorlar.”

"Yanlış bir şey demiyorlar ki oğlum. Küçüğüz. Ne kadar farkın var şu kum tanesinden?"

"Bilmek başka şey. Ben kafama kakılmasından hoşlanmıyorum. Bıraksınlar beni, kendi sahilimde bir avuç kumun içinde yok olayım"

Yekta Kopan - İki Şiirin Arasında 
Kitap ayraci olarak bilet kullanın. Tren bileti, tramvay bileti, uçak bilet. Okuyun, çok okuyun, bu kitabi da okuyun.

Kitap ayraci olarak bilet kullanın. Tren bileti, tramvay bileti, uçak bilet. Okuyun, çok okuyun, bu kitabi da okuyun.

It’s always better to say the fact. Otherwise you just make someone wait hopelessly forever. Don’t ruin people’s lifes and tell the fucken truths.

It’s always better to say the fact. Otherwise you just make someone wait hopelessly forever. Don’t ruin people’s lifes and tell the fucken truths.

ruzgarinsesinden:

Hayat kısa, insanlar it gibi çalışıyor.

"Bazen tüm koşullar uygunken bile ölemezsin"

Ağzı kapalı, şeffaf bir poşetin içinde denize bırakılmış bir balık gibiyiz çoğumuz. Uçsuz bucaksız bir deniz var, biz bu denizin içindeyiz, ama o denizde özgürce yüzemiyoruz. Her şey önümüzde oluyor, biz sadece bakıyoruz. Hafızamızın 10 saniyeden uzun olması ise, en büyük derdimiz. 

Yine her şey kötü gidiyor merkezinde olduğum küçük dünyamda. Hayatım, varlığım hiçkimseyi etkilemesin, kimsenin umrunda olmayayım istiyorum ama olmuyor. Hayatına etki ettiğim insanlar, hayatıma etki eden insanlar hep oldu, asla da yok olmayacaklar. 

Müthiş bir baş ağrısıyla boğuşuyorum saatlerdir. Saat 03.34. Kahve içmem lazım ama baş ağrısı bana yaşadığımı hissettiriyor. Sigara beni ölünceye kadar hayatta tutacak. 

Telefonumu kaybettim evin içinde, şarjı bitti. Bulmak için zerre çabam yok. Hepimizin isteyip de bir türlü uygulamaya koyamadığı radikal “Telefonsuz yaşama” kararını az da olsa benimsemek istiyorum. 

Sekmelerde şarkılar biriktirdim, gece bitmiyor. Her şarkıda sigara içesim geliyor, boğazım dayanmıyor.

Gemi yok bugün limanda. Ama olsun, ay var. #moon #sea #port #shelter #vsco #vscocam

Gemi yok bugün limanda. Ama olsun, ay var. #moon #sea #port #shelter #vsco #vscocam

A great autumn day to go fishing. 
Let me be a sailor. 
 #Turkey #Adana #Golovasi #sail #fishing #sea #vscocam #vsco

A great autumn day to go fishing.
Let me be a sailor.
#Turkey #Adana #Golovasi #sail #fishing #sea #vscocam #vsco

Şu hakikati kendi hayatım bana öğretti İnsanoğlu insanoğlunun cehennemidir. Bizi öldürecek belki yüzlerce hastalık, yüzlerce vaziyet vardır. Fakat başkasının yerini hiçbiri alamaz.
Ahmet Hamdi Tanpınar - Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Sanki dünyadaki tüm kuşlar evimin önündeki  bu ağaçta yaşıyor. 

Uykusuz olduğum için mi bu kadar rahatsız oluyorum, yoksa artık kuş sesine dahi tahammül edemeyecek kadar meşgul mü zihnim? 

İnsan kuş sesinden rahatsız olmamalı oysa ki. Hiçbir şekilde bundan şikayet etmemeli.

Sanki dünyadaki tüm kuşlar evimin önündeki bu ağaçta yaşıyor.

Uykusuz olduğum için mi bu kadar rahatsız oluyorum, yoksa artık kuş sesine dahi tahammül edemeyecek kadar meşgul mü zihnim?

İnsan kuş sesinden rahatsız olmamalı oysa ki. Hiçbir şekilde bundan şikayet etmemeli.

Sanki bir denizaltı kovuğunda yürüyormuşum gibi bir türlü kavrayamadığım fikirler, bilgi kırıntıları ayaklarıma dolaşıyor, her kımıldandıkça köksüz asabiyetler, süreksiz ümitler, yersiz inançlar çürümüş yosunlar gibi kollarıma ve vücuduma sarılıyor, beni daha derinlere doğru çekiyor, gözlerimi her açtıkça ucunu bucağını görmediğim heyulâ davalar yarı karanlıkta üzerime saldırıyorlardı. Sonra hepsi birden bir mürekkep balığı gibi kendi savurdukları dumanın içinde kayboluyorlardı.
Ahmet Hamdi Tanpınar - Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Korku… Korku ve insan, korku ve insan talihi, insanın insana hücumu, o hiç yere düşmanlık. Fakat neyi aldatabilirdim, kime anlatabilirdim? İnsan neyi anlatabilir? İnsan insana, insanlara hangi derdini anlatabilir? Yıldızlar birbiriyle konuşabilir, insan insanla konuşamaz.
Ahmet Hamdi Tanpınar - Saatleri Ayarlama Enstitüsü